BİLİŞSEL ALAN DAVRANIŞLARININ ÖLÇÜLMESİ

Eğitimde ölçmeye konu olan davranışların büyük çoğunluğu bilişsel alana aittir. Bilişsel alan davranışları, genel kabul gören bilgiler ve bu bilgilerin kullanımına yönelik davranışlardan oluşur. Bilişsel öğrenmeler genellikle zihinsel yetilerle ilgili olanlardır. Bilginin tanınması, içselleştirilmesi, kullanılması, ayrıştırılması, bilgi alanıyla ilgili genellemeler oluşturulması gibi davranışlardan oluşur.
Bilişsel alanda öğrenci başarısının ölçülmesinde, hangi ölçme araç ve yöntemi seçilirse seçilsin, istenilen özellikleri taşıması için test geliştirme sürecini izlemek gerekir. Test geliştirme bir dizi işlem gerektiren bir süreçtir. Bu süreçte öncelikle testin hangi amaçla kullanılacağının belirlenmesi gerekir. Daha sonra testin yoklayacağı kapsamın ve hedeflerin belirlenmesi gerekir.


Testler eğitimde birçok amaç için kullanılabilmektedir. Bunlar program değerlendirme, eğitim öğretim sürecinin değerlendirilmesi, öğrenme eksikliklerinin belirlenmesi, öğrencileri ilgi ve başarılarına göre yönlendirme, öğrenme güçlüklerinin tespiti, öğrencilerin erişi düzeylerini belirleme olarak sayılabilir. Bu amaçlardan hangisi için test hazırlanacaksa ona uygun bir test hazırlanması gerekir.
Geliştirilecek testin hangi amaçla kullanılacağı belirlendikten sonra, testin amacına uygun olarak konu içeriği belirlenmelidir. Bu konulara bağlı olarak öğrencilerin ders sonunda kazanmaları istenen davranışlar testin kapsamını oluşturur. Seçilen kapsam, testle ölçülecek olan öğrenme ürünleridir. Öğrencilere kazandırılması hedeflenen davranışlar belirli bir konu içeriğiyle verilmiştir ve bu içeriğe uygun olarak yoklanması gerekir. Bu içeriğe uygun olarak, ölçmeye esas davranışlar belirlenir.


Eğer geliştirilen test öğrenme eksikliklerini ve yanlışlıklarım belirlemek amacıyla hazırlanan bir izleme testi ise her hedef davranışı yoklayan en az bir sorunun testte bulunması gerekir. Öğrencilerin erişi düzeylerini belirlemeyi amaçlayan bir başarı testi geliştiriliyorsa, tüm hedef davranışlarının yoklanması mümkün olmayacağı için kritik davranışlar belirlenerek, bu davranışların ölçülmesi gerekir. Tesadüfi bir yaklaşımla, ölçülecek davranışlarla, konuların tümünü temsil edici bir örneklem alınamaz (Tekin, 1993). Bu nedenle, sorular yazılmadan önce, yoklanacak hedef davranışları ve davranışları içeren konuların gösterildiği bir tablo yapılmalıdır.


Belirtke Tablosu: Hazırlanacak olan testin ölçülecek olan kapsamı gereğince örnekleyebilmesi için ölçülecek davranışlar ile bu davranışları kapsayan konuların iki boyutlu bir tabloda gösterilmesine belirtke tablosu denir. 

Hedefler ve Hedef Davranışlar


Eğitimin amacı, hem bireyi hayata hazırlamak hem de toplumun ihtiyaç duyduğu nitelikli insan gücünü yetiştirmektir. Toplumun ihtiyaç duyduğu alanlarda çalışacak bireylere bazı özellikler kazandırmak için eğitimden faydalanılır. Öğrenciye kazandırılmak için seçilen istendik özelliklere hedefler denir (Demirel, 2000). Bireylere kazandırılmak için seçilen bu istendik özellikler, eğitim programının temel öğelerinden birini oluşturur.


Öğrencilere bu özellikleri kazandırmak ve ne derecede kazandıklarını belirleyebilmek için hedefler, gözlenebilir davranış ifadelerine dönüştürülmek durumundadır. Davranış, bireyin bir uyarıcı karşısında gösterdiği bilinçli tepkilerdir (Sönmez, 1994). Eğitimde ölçme işlemlerinin yapılabilmesi için, öğrencilerde bulunması istenilen niteliklerin gözlenebilmesi gerekir. Hedef ifadeleri doğrudan gözlenemediği için, bu hedefler gözlenebilir davranış ifadelerine dönüştürülmelidir.


Eğitimle geliştirilmesi düşünülen davranışların farklı bilim adamları tarafından değişik sınıflandırılmaları yapılmıştır. Bunlardan en fazla kabul göreni Bloom tarafından yapılan sınıflamadır. Bloom ve arkadaşları davranışları üç ana alanda sınıflanmışlardır: Bilişsel alan, duyuşsal alan ve psikomotor alan.

 

Davranışların Taksonomik Sınıflanması


Bloom ve arkadaşları bilişsel, duyuşsal ve psikomotor alanlar olarak üç ana sınıf oluşturmuşlar ve bu ana alanları da alt kategorilere ayırmışlardır.


Bilişsel Alan: Öğrencilere kazandırılmaya çalışılan bilgiler, beceriler ve bunlardan doğan zihinsel süreçlerle ilgili davranışlar bilişsel alan davranışlarını oluşturmaktadır. Zihinsel öğrenmelerin çoğunlukta olduğu ve zihinsel yetilerin geliştirildiği alandır (Aykaç, 2006). Bilişsel alan davranışları basitten karmaşığa doğru bir aşama gösterecek şekilde kategorilere ayrılmıştır. Bu kategoriler aşağıda verilmiştir.
 

a) Bilgi: Bu basamak görünce tanıma, sorunca söyleme, doğru veya yanlış olduğuna karar verme, eşleştirme, listeleme, sıraya koyma, seçip işaretleme davranışlarını içerir. Bu basamak ezber öğrenmeyi içerir (Aykaç, 2006). Bu davranışlar öğrenci için yeni olmayan, derste verilenleri hatırlama şeklinde gözlenir.
Bu basamaktaki davranışlar günlük hayatta genel kültür olmasının dışında, öğrencilerin başka işine yaramaz; problem çözmede kullanılamazlar. Sınavlarda bu basamakta soruların çok sorulması öğrencileri ezberciliğe itecektir. Bu basamaktaki davranışları kazandırmanın amacı, daha üst düzeyde davranış kazandırmanın ön şartı olduğu için olmalıdır.


b) Kavrama: Bu basamakta öğrenciler bilgi basamağındaki gibi sadece öğrenilen bilgiyi olduğu gibi tekrar etmez, örnek verme, nedenleri ve ilişkileri söyleme/yazma, yeniden şuaya koyma, değiştirerek yazma, sonucu kestirme ya da verilenlerden hareketle verilmeyeni tahmin etme davranışlarını gösterirler. Bilginin transferi söz konusudur, öğrenilenler yeni bir biçimde yeni bir düzenlemeyle sunulur. Bu basamakta öğrenciler bilgiyi kendilerine mal ederler.


c) Uygulama: Bu basamakta öğrenciler bilgilerini yeni bir duruma uygularlar. Davranışları, kullanma, hesaplama, çalıştırma, çözme, uygulama ve hazırlamadır. Hafızasına aldığı bilgileri kendine mal ettikten sonra, bu bilgileri kullandığı basamaktır. Sahip olduğu bilgileri artık günlük hayatında uygulayabilir, problemlerinin çözümüne transfer edebilir.


d) Analiz: Bu basamaktaki davranışlar, ayırt etmek, parçalara ayırma, ana hatları gösterme, bölümlere ayırma, şematik olarak gösterme ve saptama davranışlarım içerir. Bütünün parçalarım ve bu parçaların bütün içindeki işlevim tanıma basamağıdır.


e) Sentez: Bu basamaktaki davranışlar birleştirme, yaratma, üretme, yeniden düzenleme ve örgütleme davranışlarım içerir. Sentezde yenilik, özgünlük, bakış, yaratıcılık, daha önceden yapılmamışı ortaya koyma gibi davranışların gerçekleştirildiği basamaktır.


f) Değerlendirme: Bu basamaktaki davranışlar, karşılaştırma, irdeleme, eleştirme, hataları bulma, farklılıkları söyleme, ispat etme ve karar verme davranışlarım içerir. Bu basamakta davranış göstermek uzmanlık göstergesi sayılabilir.

I. Yazılı Yoklamalar


Yazılı yoklama yanıtlayıcının yanıtı kendisi düşünüp, düşüncelerini organize ettiği, en az bir cümle ile yanıt yazdığı, anahtarlanmış tek bir doğru yanıtı olmayan test türüdür. Yazılı yoklama sorusuna verilen yanıtın doğruluğu ve niteliğine alanda uzman kişi veya kişiler tarafından öznel bir şekilde karar verilir. Yazılı yoklama sorularının en önemli özelliği, yanıtlayıcının yanıt organize edip yazmadaki özgürlüğü ve tam, kesin bir doğru yamt anahtarının yetersiz kalmasıdır. Yanıtlar doğru veya yanlış olarak değil, doğruluk dercesine göre değerlendirilir. Puanlanmasının objektif olmamasından kaynaklanan eleştirilere rağmen tüm eğitim kademelerinde çok sık olarak kullanılır. Özellikle hazırlanma yönünden kullanışlı olması, öğretmenler tarafından daha çok tercih edilmesini sağlamaktadır.


Yazılı yoklamalar öğrencilerin başarıları hakkında veri elde etmek için standart koşullarda bir grup öğrenciye bir veya daha fazla soru sorulması yoluyla uygulanan bir testtir. Yazılı yoklamalar kısa yanıtlı testlerden anahtar hazırlama güçlüğü ve yanıtın uzunluğu bakımından farklılaşır. Dönem ödevi veya dönem projelerinden ise, standart koşullarda uygulanma bakımından farklılaşır.


Yazılı yoklama soruları, ilişkileri açıklamak, iki görüşü karşılaştırmak, bir görüşü desteklemek veya reddetmek, bilgileri yeni durumlara uygulama, matematiksel bir ispat yapmak, bilimsel bazı olguları açıklamak, çeviri yapmak, analiz etmek, tartışma, yeni fikirler üretmek, değerlendirmek, problem çözmek, bilimsel bir problemin çözümünü organize etmek vb. becerileri ölçme amacıyla kullanılabilmektedir. Bu amaçları ölçmek için daha uygun bir test türü bulmak oldukça güçtür. Bu nedenle, bazı davranışların geçerli olarak ölçülmesinde en iyi test türü olarak kabul edilebilir.

II. Sözlü Sınavlar


Sözlü yoklamalar eğitimde kullanılan en eski sınav türünden biridir. Eski dönemlerde din ve eğitim kurumlarında, bir kişinin bilgisini sınamak isteyen kişiler tarafından kullanılabilmekteydi. Kökeni milattan önceye dayanan bu sınav türü günümüzde bile yaygın olarak kullanılmaktadır. Yaygın olarak kullanılmakla beraber öğretmenlerin bu testi etkili kullandıkları söylenemez. Etkili olarak kullanılamamasına rağmen günümüze kadar uygulanmasını devam ettirmiştir.


Sözlü sınavlarda yanıtlama işlemi öğrenciler tarafından sözlü olarak yapılır. Öğrencilere sorulan sorular ise, sözlü, yazılı veya her ikisi bir arada soru sormak suretiyle yapılır. Günümüzde bu sınavlar derslerin hedeflerine ulaşılma derecesini yoklamak amacıyla kullanılabildiği gibi, bir işe eleman seçerken, bir eğitim kurumuna öğrenci seçerken, lisansüstü eğitime öğrenci seçmede vb. kullanılmaktadır. Sözlü sınavların ciddi kararlar vermek amacıyla da kullanılıyor olması, bu sınav türünün çok iyi tanınması gerektiğini ortaya koymaktadır.


Sınıflarda kullanımı genellikle, bir öğrencinin tahtaya çıkarılarak bir veya birkaç soru sorulması, soruların yanıtlarının sözlü veya tahtada bazı işlemler yapma yoluyla alınması şeklinde uygulanmaktadır. Bir ders saatinde ancak 5-8 öğrencinin sınav yapılabildiği bu sınav türünde, öğrenciler ne zaman sınava çıkacaklarını tam olarak kestiremedikleri için çok çekinirler. Öğrenciler, hem zamanını kestirememeleri hem de sınıf önünde sınav olmanın verdiği kaygılardan dolayı, sınavlardan önce ve sınav sırasında çok gerilirler. Özellikle sosyal fobisi olan öğrenciler için bu bir kâbusa dönüşebilir.


Sözlü sınavların kullanım amaçlarına ve uygulama biçimlerine göre faklı çeşitleri bulunmaktadır. Dersin başında, öğrencilerin düzeyini belirlemek amacıyla sözlü olarak sorular sorma ve alman yanıtlara göre, hazır bulunuşluk düzeylerini tespit etmeye yönelik olarak yapılabildiği gibi öğrencilerin öğrenme eksiklik ve yanlışlıklarını izlemek amacıyla da kullanılabilmektedir. Dönem içi değerlendirme yapmak amacıyla kullanılabildiği gibi, eleman ve öğrenci seçmek amacıyla da kullanılabilmektedir.


Sözlü sınavlar öğretmenin tek tek öğrencileri tahtaya çağırarak birkaç soru sorması yoluyla yapılabildiği gibi, dersin doğal akışı içinde sorulan sorulara verilen yanıtlara puan tayin etme yoluyla yapılan biçimleri de vardır. Bunun yanında öğrencilerin derse katılımının ve ders sırasındaki etkinliklerin gözlenmesi yoluyla yapılan biçimleri de vardır. Bu gözlemin değerlendirilmesi genel izlenimle yapılabildiği gibi, yapılandırılmış gözlem formları ile de yapılabilmektedir. Eleman ve öğrenci seçmek amacıyla kullanılan biçimi "mülakat" (görüşme) olarak isimlendirilir. Mülakat sınavları genellikle birkaç kişiden oluşan bir kurul (jüri) tarafından yapılır ve değerlendirilir.

 

III. Kısa Yanıtlı ve Boşluk Doldurmalı Testler


Kısa yanıtlı testler yanıtlayıcıların bir kelime, bir rakam veya en fazla bir cümle ile yanıtlayabileceği sorulardan oluşur (Özçelik, 1989). Daha uzun yanıt gerektirenler yazılı yoklama sorusu olarak adlandırılırlar. Bu nedenle bilişsel basamağın en alt düzeyindeki davranışları yoklamak için uygundur. Özellikle bir alana özgü terimler bilgisini ve olgusal bilgileri ölçmede kullanışlıdır (Aiken, 2000). En önemli sınırlılığı karmaşık eğitim hedeflerinin ölçülmesinde uygun olmayabilir ve bazen birden çok doğru yanıtın bulunabilmesinden dolayı, puanlama her zaman objektif olmayabilir.
İki farklı türü vardır, bunlardan birincisi eksik soru kökünde olan maddeler, diğeri de madde kökü soru biçiminde olanlardır. Her ikisine de aym soru üzerinde örnek aşağıda verilmiştir. Aşağıdaki her iki örnekte de ölçme kavramı sorulmuştur. Birincisinde eksik köklü madde biçiminde, İkincisinde madde kökü soru biçimindedir.


Bir niteliğin gözlenerek, gözlem sonuçlarının sayı ya da başka sembollerle ifade edilmesine.................... denir.
Bir niteliğin gözlenerek, gözlem sonuçlarının sayı ya da başka sembollerle ifade edilmesine ne denir?


Eğitim hedefleri sıklıkla öğrencilerin öğrenmeleri gereken bilgileri, süreçleri vb. gösterir. Öğrenmeler hatırlama, sınıflama, listeleme, ifade etme, tanımlama, tarif etme vb. gibi davranışları içeriyorsa, bu tür hedefleri ölçmek için kısa yanıtlı testlerin kullanılması daha uygun olacaktır.
Kısa yanıtlı testlerin özelliklerinin bilinmesi bu test türünün etkili bir şekilde kullanılmasına yardım edecektir. Tekin (1993) kısa yanıtlı testlerin özelliklerini aşağıdaki şekilde saymıştır.

 

IV. Çoktan Seçmeli Testler


Yamtlayıcıların soruya verecekleri yanıtı bir dizi seçenek arasından seçerek işaretleme yoluyla gerçekleştirdikleri ölçme araçlarına çoktan seçmeli testler denilmektedir. Çoktan seçmeli testlerde yanıtlayıcıdan beklenen soru kökünü okuması, yanıtı düşünmesi ve bulduğu yanıtı seçenekler arasından seçip işaretlemesidir. Yanıtlayıcmın yanıtı düşünmesi bazen seçenekleri incelemeden mümkün olmayabilir. Madde kökünde seçeneklere bağımlı bir soru sorulduğunda yanıt, seçenekler incelendikten sonra düşünülebilir. Çoktan seçmeli testler bazı özelliklerinden dolayı birçok alanda kullanıma sahiptir. Geniş ölçekli değerlendirme programları ile seçme ve yerleştirme sınavlarında en çok tercih edilen madde türü olan çoktan seçmeli test maddeleri, yapılandırılması en zor olan madde türüdür. Çoktan seçmeli testler hem basit hem de karmaşık öğrenme hedeflerinin ölçülmesinde ve her türlü bilişsel konu alanında kullanılması uygundur. Madde kökü ve seçeneklerden oluşur. Seçeneklerden biri doğru yanıt, diğerleri çeldirici olarak isimlendirilir. Çeldiriciler yoklanan davranışa sahip olmayanlara çekici gelmesi için hazırlanan yanlış yanıtlardır.

V. Doğru - Yanlış Testleri


Yapılandırılması en basit, fakat en çok eleştirilebilecek test maddelerinden biridir. Bir kısmı doğru bir kısmı yanlış yargılardan (önermelerden) oluşan ve yanıtlayıcılardan bu önermelerin doğru veya yanlış olarak sınıflandırmasını istenilen madde tipidir. Sınıflamanın doğru veya yanlış olarak yapılmasını isteyen formlarının yanında, başka formları da bulunabilmektedir. Fakat en çok tanınanı doğru-yanlış sınıflaması olduğu için bu şekilde isimlendirilmiştir.
Doğru yanlış testleri öğrencilerin kendilerine sunulan doğru olan veya olmayan bilgilerin tarandığını gösteren bir yanıt (doğru veya yanlış) seçmelerini gerektirir. Seçme veya sınıflama gerektiren bir test türü olan doğru yanlış testleri, öğrencinin bir bilgiyi sınıflamasına göre bilme derecesini, en azından bilginin doğruluğuna ilişkin bir yargıya varabilme derecesini ölçer. Yanıtlayıcılar için iki olası yarat vardır. Öğrenciler bu iki yanıttan birini seçmek zorundadır.


Örnek 5.1: Açıklama: Aşağıdaki cümlelerden doğru olanların başına D, yanlış olanların başına Y koyunuz
1. Bir ölçme aracının güvenirliği, ölçme işleminin iki farklı zamanda yapılan uygulamaları arasındaki kararlılık ölçüsü ile belirlenebilir. (D)
2. Değerlendirme, ölçme sonuçlarının "pekiyi", "iyi", "orta", "başarısız" gibi kategorilere ayrılması işlemidir. (Y)
Doğru yanlış testleri genellikle, kullanılması sakıncalı olan test türü olarak görülür. Hatta geçerli, güvenilir ve doğru bir değerlendirme yapmak isteyen öğretmenlerin doğru-yanlış testlerinden uzak durması gerektiğini söyleyenler de olmuştur. Bunun yaranda, doğru-yanlış testlerinin uygunluğunu bazı gerekçelerle açıklayanlar da olmuştur (Ebel ve Frisbie 1991). Bu gerekçeler:

- Başarının özü kelimelerle ifade edilebilen önemli bilgilere hakim olmaktır.
- Kelimelerle ifade edilebilen bilgiler önermelere dönüştürülebilir
- Belirli bir alanda öğrencinin bilgisinin boyutu önermelere doğru veya yanlış yargılarını vermedeki başarısı olarak kendini gösterebilir.


Doğru-yanlış testleri bakış açısına göre, bazı otoriteler tarafından kullanılması uygun bulunurken, bazıları tarafından sakıncalı görülebilmektedir. Belki her bilginin, farklı düzeylerinin yoklanması için uygun olmasa bile, doğru-yanlış testlerinin bazı bilgileri yoklamak için uygun olabileceğini düşünmek yanlış olmayacaktır. Bu testlerin özelliklerini bilmek belki kullanışlı olan yönlerini tanımak için daha fazla fayda sağlayacaktır. Aşağıda doğru-yanlış testlerinin genel özellikleri verilmiştir.
 

VI. Eşleştirmeli Madde Testleri


Çoktan seçmeli testlerin farklı bir şekli olarak yorumlanabilecek olan eşleştirme maddeleri, bir dizi öncül ile başka bir dizi yanıtla bire bir olarak istenilen şekilde eşlenmesini gerektiren maddelerdir. Aslında, doğru-yanlış testleri ve çoktan seçmeli testler bir bakıma eşleştirme maddelerinin bir çeşididir (Aiken, 2000). Bu üç madde tipinde de bir eşleştirme işlemi yapılır. Çoktan seçmeli testlerde madde kökü ile seçeneklerin, doğru-yanlış testlerinde madde kökü ile iki sembolün eşleştirilmesi yoluyla yapılır. Eşleştirme maddelerinde ise öncüllerle yanıtlar arasında yapılır. Çoktan seçmeli ve doğru yanlış maddelerinin eşleştirme maddelerinden farkı öncülün sadece bir tane (madde kökü) olmasıdır. İsimler, tarihler, kavramlar, deyimler, ifadeler, şekillerin bölümleri ve daha birçok şey öncüller listesi olarak kullanılabilir.